10 Temmuz 2017 Pazartesi

Aklımda Kalan Soru

   Adalet ihtiyaç duyulduğunda başvurulacak bir unsur olmaktan ziyade her an ihtiyaç duyulan bir kavramdır. Herkesin her daim adalete ihtiyacı vardır. Herkes yaptığı işe ve bulunduğu sosyal statüye göre davranışlarını adalet unsuruna dikkat ederek gerçekleştirirse adalet tezahüründen bahsedebiliriz. Adalet sadece yargı kurumlarından beklenecek kadar küçük ölçekli bir uygulama değildir. Adalet, ebeveynlerin çocuklara, arkadaşın arkadaşa, karı - kocanın birbirlerine, üstün asta yani herbir insanın diğer insana uygulaması ile oluşan büyük bir kavramdır. Bu kavramın bir insana bile tezahür etmemesi dünya yüzeyindeki karışıklıkların başlangıcını oluşturabilecek kadar güçlü ya da layıkıyla uygulandığında dünya üzerindeki huzurun temelini oluşturabilecek bir unsurdur.

  Yukarıda da  bahsedildiği üzere herbir bireyin bulunduğu konuma göre yaptıkları, adaletin tezahürünü oluşturmaktadır. Peki, adaletsiz bir durumla karşılaşıldığında adalet aramak suç mudur? Elbette değildir. Olanaklarına ve sana sağlanan olanaklara göre kamu düzenini bozmadan (çünkü kamu düzeninin mevcut olması ya da korunması da adaletin uygulanması için gereklidir) adalet arayabilirsin. Devleti yönetenlerin ise, bunu kolaylaştırmak görevlerinden biridir. Böylelikle ülkedeki huzurlu birey sayısı artar. Peki adaletsizliğe uğradığını düşünen birey ne yapar? Söz konusu kamu ise birey belge toplamak için "Bilgi Edinme Hakkını" kullanır v.b daha sonra idari yargı mercilerine başvurur, çocuklar ise aralarındaki anlaşmazlıkları çözmek için ebeveynlerine başvurur v.s. Bulunulan konuma ve eldeki olanaklara göre adalet tesis edilmeye çalışılır. Bilgi edinme yasasına bağlı olarak başvuruda bulunan vatandaş Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre herkes için geçerli olacak cevabı alır ve kamu düzeni içinde hareket etmeye devam eder. Birey kamu düzeninin yeterli adalet dağıtmadığını düşünüyorsa BİMER gibi devletin sunduğu olanakları kullanarak öneride bulunur ve takibini gerçekleştirir.

   Peki elinde yasamanın bazı olanaklarının olduğu bir parti lideri adalet aramak için ne yapabilir, ne yapmalı? Ya da milletin ona beni şu aralıklar arasında temsil et dediği millet vekili, zamanını nasıl verimli bir şekilde kullanmalı?
- Kamu kurum ve kuruluşlarının daha düzenli, daha adil bir şekilde çalışması için kanun teklifi verilebilir,
- Anadolu'nun, gelir dağılımından daha adil bir şekilde pay alması için çalışmalar yapılabilir,
- Türkiye %5'den daha fazla nasıl büyüyerek vatandaşın bütçesi daha iyi nasıl artar sorusunun cevabı aranabilir,
- Türkiye'nin sınırında kurulmak istenen terör koridoruna engel olunmak istenmesine destek olunabilir,
- Dünya ülkelerine Türkiye'yi daha iyi nasıl anlatırım diye projeler geliştirilebilir.
Ancak bunları yapmak yerine farklı bir metotla yol alınmak isteniyorsa bu düşünceye saygı duyarım. Ancak halkın verdiği zamanı doğru bir şekilde değerlendirilmediği düşüncesinde olduğumu da belirtmek isterim.

   Ancak şu gerekçelerle gerçekleştirilmeye başlayan adalet yürüyüşüne kesinlikle saygı duymam ve desteklemem.
-MİT Tırları Davası'ndan yargılanan biri için adalet yürüyüşünün başlanmasına.
Neden mi?
Çünkü bunun adalet kavramı ile hiç alakası yok.
Niye mi?
MİT tırlarının durdurulmasının sebebi  FETÖ idi. Şimdi bu yürüyüşle 15 Temmuz hain darbe girişimini gerçekleştirenlerin geçmişte bu ülkenin bekasını riske atmış olan hareketlerinin savunuculuğu gerçekleştirilmiş olmuyor mu? Peki bu hareketle 15 Temmuz'da kahramanca tankların önünde duran ve teröristlerin kurşunları ile şehit olan vatandaşlarımızın haklarına girilmiyor mu?

   Yola çıkmadan önceki yürüyüş amacı ile (yukarıda belirtildi) yol bittikten sonra miting alanındaki konuşma konusunun birbiriyle çelişmesi ise ayrı bir hazin durumu oluşturmaktadır. Keşke, kısmen okuduğum, konuşma konusunda değinilen bazı konular için yola çıkılmış olsaydı. Ama bu seferde Berberoğlu' nun savunuculuğu için yürünmemiş, onun yargılanması ile adaletin yerini bulduğunu, FETÖ'nün siyasi ayağının ortaya çıkmaya başlamasını alkışlamak için yürünmüş olacaktı.

   Diyeceğim o ki adalet arama yürüyüşü çelişkiler ağı ile neticelenmiş oldu. Nasıl mı? Yürüyüşe çıkmadan önce sözde adalet arama yürüyüşünün çıkış amacı Berberoğlu'nun yargılama sürecini protesto etmekti. Yani kısmen de olsa FETÖ'nün savunuculuğunu yapmaktı. Ancak yol bitip miting alanına geldikten sonra konuşmanın FETÖ ile mücadele devam edilsin konusuna değinmesi Berberoğlu'nun yargılanmasını normal karşılamak anlamı taşıdı.  Bundan dolayı bu yürüyüşü tek cümle ile özetleyemiyorum ancak bir kelime bu yürüyüşü çok iyi açıklıyor; çelişki. Aklımda kalan soru ise şu: Berberoğlu'nu savunmak için mi, yoksa yargılanmasını desteklemek için mi bu faaliyet gerçekleştirildi?

   Hazır mevzu adaletten açılmışken söylemeden edemeyeceğim.  Yürüyüşe çıkmadan önceki grup toplantısında 15 Temmuz kontrollü darbe sözünün yanında, Türkiye'ye diğer dış devletlerin yaptırım uygulanmasını istediğini ifade eden muhalefet lideri, bunun yerine ülkesine diğer ülkeler tarafından daha adil davranılması çağrısında bulunsaydı daha adil bir yaklaşım sergilemiş olurdu.

   Tekrar yürüyüşe geri gelecek olursak: Bu yürüyüşün amacı şu gerekçelerle yapılmış olsaydı ve sonucu da bu doğrultuda bağlanmış olsaydı desteklerdim ve yürüyüşün adaleti savunmak için gerçekleştirildiğini düşünürdüm.
- 15 Temmuz davalarında hainlerin yaptığı absürt savunmaları protesto ederek 15 Temmuz'da şehit olan kahramanlarımızın aile yakınlarına destek vermek için yapılmış olsaydı,
- Hainlere kucak açan bazı devletleri eleştirmek için yapılmış olsaydı,
- Mültecilerin dünya üzerinde daha adil bir yaşam sürmesi için yapılmış olsaydı.

   Maalesef, Kılıçdaroğlu uzun süreden beri CHP'de bir söylem bütünlüğü oluşturamadı. Bu durum, yürüyüşün amacı ile konuşma metnine yansıyan tezatlığa kadar yansıdı. Bundan sonra, partide ülkenin gelişimini önceleyen politika bütünlüğü oluşturabilmesini temenni ederim. Çünkü daha iyi bir muhalefet demek daha güçlü bir Türkiye demek.


  Yazıyı bitirmeden önce , en baştada belirttiğim gibi, adalet her zaman ihtiyaç duyulan bir kavramdır. İnşallah her an yaptıklarımızla, adalet kavramına halel getirmeyecek davranış ve uygulamalar içine girmeden adalet  kavramını en iyi şekilde temsil edebiliriz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder