3 Haziran 2019 Pazartesi

Ben ve Biz

Zorluklar ve güzellikler... Ne çok bir arada anılmışlardır. Yürümeye yeni başlamış bir çocuk için bir adım ötesi zorluk, o zorluğu başarmak ise güzelliktir. Ancak zorlukları da ulaşılabilecek güzelliklerde aramak gerekliliği kanaatindeyim. Şöyle ki; tatlı suda tuzlu su balığı tutamazsınız. Bu durum çabalarınızın boşa gitmesine neden olabilir. Biz, ulaşılabilir hedeflere gayret göstererek ulaşabiliriz. Böylelikle zorlukları güzellikler ile taçlandırabiliriz.

Yapmacık zorluklar türeterek hiç bir güzelliğe sahip olamayacağımız gibi güzelliklere yapmacık bahaneler oluşturarak hiçbir zorluğu aşamayız. Bu durum memnuniyetsizliği, memnuniyetsizlik ise mutsuzluğu beraberinde getirir. Aşmak ise yine bizim elimizde; samimiyetle çabalamak, samimiyetle zorlukların üzerine gitmek. Eğer bu samimiyet olmasaydı Kut'ul Amare zaferini, Çanakkale Zaferini ve Kurtuluş Savaşı gibi kazandığımız nice güçlükler içeren zaferleri şuanda kutluyor olabilir miydik?

Atalarımız bizlere bu zaferleri imar ederken, yaşamlarını hiçe sayarak, yaşayabileceğimiz bir yurt bırakmak istemişlerdir. Biz, hangi zorluklara karşı direnerek gelecek kuşaklarımıza yaşanabilecek bir yurt, bir dünya bırakabiliriz diye düşünüp bunun hesabını yapmalıyız.

Bıraksalar dünyayı kurtaracak olan bizlerin günümüz zorluklarını bizi bırakmadıklarından mı yoksa plansız "ben"i yaşam biçimi olarak benimsemiş olmamızdan mı kaynaklandığı ise bir tartışma konusudur. Acaba olay Ahmet Hamdi Tanpınar'ın dediği gibi " Türkiye, evlatlarına kendisinden başka bir şeyle meşgul olma imkanını vermiyor" sözü müdür? Ya da biz kendimizden başka hiçbir şeyle meşgul olmak mı istemiyoruz? Acaba biz bireyselleşme güdümüzü aştığımız zaman büyük bir zorluğu mu aşmış olacağız? Güzelliklerin kapısını mı aralayacağız? Çanakkale Zaferi'ni kazanan atalarımızdan hiç biri "ben" kazanacağım diye bakmadı. Peki ne oldu bize? Sekülerizm bizi bu noktalara mı getirdi? Sekülerizmi "birlikte" yaşarken hep beraber "ben" mi olduk? Sekülerizm büyürken biz "tek" mi kaldık?

Evet, belki de günümüz dünyasının en büyük zorluğu yok ettiğimiz "biz" i yeniden inşa etme çabasından geçmektedir. Ancak "ben" i yaşamaya çalışırken "biz" e ulaşılamaz ki. Tatlı suda tuzlu su balığı tutamayız ki.

Zorluk "biz"i inşa etmek ise ulaşacağımız güzellik dünyaya inşa edeceğimiz "mutluluk" olur. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme