25 Şubat 2018 Pazar

Terör Örgütü

   PYD kurulduğu günden bugüne terör üreten bir oluşumdan başkası değildir. Her ne kadar kendisini sivil kanat olan PYD olarak tanıtsa da bunun gerçek olmadığını yine kendisi kanıtlıyordu; YPG gibi bir silahlı oluşuma sahip olmasıyla. Her sivil örgütün silahlı bir oluşuma sahip olması dünya literatüründe normal karşılanabilir bir durum değildir. Nitekim PYD - YPG oluşumu da dünya açısından bu unsuru açığa çıkaran önemli bir etkendi. Bu etkeni Türkiye her platformda dile getirmiştir. Bu dile getirmenin amacı elbette sadece kendi sınır güvenliğini korumak değildi. Böyle bir yapının olması sadece Türkiye'yi değil bu yapıya yakın olan bütün ülkeleri ve doğal olarak dünyayı etkilemekteydi.  Nasıl olduğu gayet açık: Bu yapının ürettiği uyuşturucuydu ve doğal olarak satacağı ürün de uyuşturucu olduğundan dolayı sattığı üründen para kazanmaktaydı. Uyuşturucu ise kimlere ulaşıyorsa oraları zehirlemekte ve önü alınamaz bir sarmalın içine girilmekteydi. Evet, bu noktada en fazla zararı Avrupa'nın gençleri görmekteydi doğal olarak da Avrupa'nın geleceği zarar görmekteydi.

  Avrupa Suriye'den gelen göç dalgasını Türkiye sayesinde engellemesine rağmen uyuşturucu dalgasını ise engelleyememesinden dolayı uyuşturucu dalgası ile boğuşmaktadır. Bundan dolayı Salih Müslim ve hizmet ettiği örgütün ne kadar tehlikeli bir yapı olduğu ülkemizin uyarıları ile dikkate alınmış ve Müslim tutuklanmıştır.

   PKK / PYD kısaca özeti şudur: Masum halkları göçe zorlayan ve işkence eden bunun yanında illegal yollarla para kazanan dünya nizamına ciddi manada zarar veren ortadan kaldırılması gereken eli kanlı bir örgüttür. Bu eli kanlı örgütün savunucusu kimdir ve eli kanlı örgütü nerelerde savunabilmektedir.  Evet, aklımıza gelen isimlerin en başında Salih Müslim gelmektedir. Salih Müslim bu örgütü Türkiye'nin geniş öngörüleri sayesinde Türkiye'de hiçbir zaman savunamamıştır. Maalesef, Avrupa kendisine olan zararın geç farkına vardığı için Salih Müslim'in propagandalarına karşı çıkmamış ve belli bir süre müsade etmiştir. Ancak zararın neresinden dönülürse kârdır; bu kârı Avrupa gerçekleştirmiş ve masum insanları zorla göçe zorlayan, işkence eden, gençlerini zehirleyen zehir tüccarının baş savunucularından birini tutuklayarak Türkiye'ye iade etme yolunda ilk adımı atmıştır.

   Bu noktada PKK / PYD'ye geçmişte silah yardımı yapmış olan ABD'de bu durumu tekrar gözden geçirmeli yaptığı silah yardımlarını geri toplayarak dünya nizamına bu denli zararı dokunan örgütün tasviye sürecinde haklı ve doğru süreç yürüten ülkelerin yanında olmalıdır. Yoksa dünyada I. Dünya Savaşı'ndan sonra izlediği yalnızlaşma politikasını korkarım izlemek durumunda kalacaktır. ABD PKK/YPG'ye sağladığı desteği geri çekmekle itibar kaybetmez aksine dünyada itibar kazanan bir ülke konumuna gelir. Kısaca, ABD izlediği politikalar ile gücü nispetinde olumlu politikalar üretmeli ve böylelikle dünya üzerinde kendini yalnızlığa itmemelidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme