23 Nisan 2017 Pazar

Güvenli Liman Türkiye

    Ekonominin gelişmesi bir ülkenin gelişimi için gösterilen alanlardan birini oluşturmaktadır. Ekonomi birçok alandan etkilendiği gibi çeşitli alanlar ile de etkileşim halindedir.

       Paranın özellikleri arasında gösterebileceğimiz mübadele işlemini gerçekleştiren araç olması siyasi istikrarsızlıklar sonucu gelen yüksek enflasyon oranları ile değerini yitirmekte ve verimli bir değişim aracı olma özelliğini kaybettiği geçmişte yaşanarak öğrenilmiştir. Burada sizin de gördüğünüz üzere siyasi istikrar kavramı önem arz etmektedir. Siyasi istikrarın olması paranın değerine dolayısıyla ekonomiye olumlu bir etki yapmakta ve dünya piyasalarında paranın değerini korumasına vesile olmaktadır.

     Türkiye bu siyasi istikrarsızlıklardan geçmişte fazlasıyla çekti ve bu durum ekonominin patinaj yapmasına neden oldu. Bunun neticesinde paramız hem diğer paralar arasında değerini kaybetti  hem de Türk Lirası'na olan güven dünya piyasalarında da giderek sarsıldı. Bu durum para politikası araçlarını da verimli bir şekilde kullanmamızın önüne geçti.

     O dönemler hamd olsun geride kaldı ve hatta siyasi istikrarın devamlılığını sağlayacak bir yönetim biçimine de şükürler olsun geçiş yaptık.  Eskiye göre, istikrarsızlık olma ihtimali bu yönetim biçimi ile de minimize edildi.

       Eski yönetim biçimine göre seçimle kabul edilen yönetim biçiminde ekonomide güvenli liman olma oranındaki artışı gelecek dönemlerde giderek artan düzeyde gözlemleyeceğiz, inşallah. Bunun ilk yansımalarını Borsa İstanbul'daki artış ile gördük.

     Önümüzdeki dönemlerde Borsa İstanbul'un uluslararası yatırımcılar tarafından, siyasi istikrara ve bunun neticesinde süregelmesi planlanan ekonomik istikrara bağlı olarak daha fazla tercih edileceği aşikardır. Çünkü Türkiye hem sıcak para girişleri bakımından hem de yatırım yapılacak ülkeler arasında güvenli liman olma özelliğini güçlenerek sağlamaya devam etmiştir. Ondan dolayı yukarıda bahsettiğimiz üzere, güvenli liman olma kapasitesinde bir artış olma ihtimali yüksek olan bir ekonomiye artık, Allah'ın izni ile sahibiz. İstikrar vesilesi ile Türk Lirası'nda da dış para birimlerine karşı belirli oranda değer kazanmasını bekleyebiliriz. Bu değer kazanma miktarının ihracatçımızı zor durumda bırakmayacak, ithalatımızı fazlasıyla artırıp cari açık sorununu doğurmayacak miktarda olması tüm ülke vatandaşımızın, haliyle ülkemizin çıkarına olacaktır. Bu miktarı yönetimdeki yetkili kişilerin politikası ile birlikte dünya konjonktüründe gerçekleşen politikalar belirleyecektir.

     Biz bu istikrarlı süreci hem özel sektör kesimine sağlanacak AR-GE destekleri ile, hem iştiraklere verilecek AR-GE destekleri ile hem de devlet kuruluşlarının verimli politikalarını devam ettirerek değerlendirmeliyiz. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme