2 Mayıs 2017 Salı

Dinamizmin Göstergesi; Demokrasi Şöleni

    16 Nisan 2017 dünyaya demokrasimizle örnek olduğumuz günün adıdır. Katılım oranına baktığımız da neredeyse çoğu ülkelerde olmayan katılım oranı ile seçim yapılmıştır. Bu, halkımızın ne düzeyde fikirlerine sahip çıktığının bir göstergesi olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti devletinin de ne kadar gelişime açık olduğunun bir göstergesidir. Çünkü halk dinamik bir halktır ve fikirlerini özgürce ve hürce herhangi bir taşkınlığa mahal vermeden savunabilmektedir. Savunulan her fikir farklı da olsa yegane düşünülen şey ülkenin kalkınma biçimidir. Sadece farklı olan şey kalkınma biçimine farklı taraflardan bakılmasıdır. Halk bu dinamizmi kaybetmediği sürece bizler asırlarca bu topraklarda gelişerek, güçlenerek ve birlik olarak yaşamaya Allah'ın izni ile devam edeceğiz.

    Biz millet olarak üzerimize düşeni fazlasıyla yaptık, şimdi geri mi duracağız? Asla. Şimdi geleceğimiz için daha güçlü bir Türkiye için hep beraber çalışma vaktidir. Bizler müreffeh bir Türkiye için elimizden geleni ardımıza koymayacağız, çünkü biz hep birlikte Türkiye olursak dünya ülkelerinin de daha fazla örnek alacağı işler yapan bir ülke oluruz. Neyi örnek alacaklar demeyin. Bizler çağ açıp çağ kapayan, yokluk içinde kurtuluş mücadelemizi veren ecdadın torunlarıyız. Elbette demokrasi konusunda da diğer ülkelere  örnek olacak düzeydeyiz. Gelecek seçimlerde katılım oranı niye %90 olmasın? Yeter ki biz dinamizmimizi kaybetmeyelim. Bu dinamizmimizi doğru yerlere yönlendirirsek sadece sandık başında değil; teknolojide, kültür sanatta, eğitimde ve bunun gibi birçok alanda bütün dünyaya örnek olacak değerler ile fayda üreten bir ülke konumuna geleceğiz, inşallah. Yeter ki isteyelim ve bir olalım.

    Bizleri geçmişte ayrıştırmak istediler dinamizmimizi yanlış taraflara yönlendirerek kullanmak istediler, ancak başaramadılar. Her ne kadar başaramasalar bile bizim bocalamamıza, yerimizde saymamıza neden oldular. Bu oyunları kuranların oyunlarını bozmak o kadar kolay ki; anlaşmak. Anlaşmak bazen bir tebessümdür bazense gönderilen bir selama karşılık vermektir. Biz birbirimizi dışlarsak kim kazanır? Dışlayan da kazanmaz dışlanan da. Tek kazananı olur; bu ülkenin kötülüğünü isteyen kesimler. Bizi ayrıştırıcı dış yazıların yegane amacı da bu değil mi? Bundan dolayı seçim sonuçlarına itirazı, kendi yetkisi dışında olan, AİHM'ye taşımak bizi ayrıştırıcı dış yazılara destek olunmasından öte ne işe yarar? Bundan dolayı ülkemizin birlik ve beraberliğine engel oluşturacak, dışarıdaki bazı şer güç odaklarının gözlerini kamaştıracak adımlardan birlik ve beraberliğimiz için geri durulmasının elzem olduğu düşüncesindeyim. Bizleri "Evet" çi, "Hayır" cı diye bölmek isteyen bazı dış unsurlara inat Türkiye'li olma bilincini hareketlerimize yansıtarak göstermeliyiz. Çünkü bu seçim ayrışalım diye yapılmadı; Türkiye'nin geleceği için yapılmış bir seçimdir.

   Biz dinamik bir şekilde bir ve beraber olacağız, peki ne için? Çünkü çeşitliliklerimizden gelişimimiz beslensin diye. Hep birlikte mutlu olalım diye. Mutluluk için anlaşabilmek gerek, anlaşabilmek içinse bir tebessüm yeter ancak anlaşamamak için ses tonunu yükseltmen gerekir. Fiziksel olarak bile daha fazla efor sarfedersin. Biz dinamik bir milletiz ondan dolayı birbirimize göstereceğimiz bir tebessüm bile dünyaya örnek olur. Tıpkı demokratik hakkımızı kullanırken dünyaya örnek olduğumuz gibi.

    Haydi dünyaya bir de  birlikteliğimizle örnek olalım ve birlikteliğimizi bozacak adımlardan geri duralım. Daha sonra da teknolojisiyle, siyasetiyle, kültür sanatıyla, ekonomisiyle, eğitimiyle ve diğer bütün alanlarda önder olacak bir ülke, lider bir Türkiye  haline inşallah geleceğiz. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme