23 Eylül 2017 Cumartesi

Referandum

  Aşağıda siyah punto ile yer verdiğim maddeler "1370 Büyüktür 100'den" başlıklı yazıdan. 
- ... "Amacım son 100 yılda Irak halklarının, Arabıyla, Kürdüyle, Türküyle çok yıprandığını hatta yıpranmaktan öte insanlarının canlarını kaybettiği bir bölge konumunda kalmasını diğer zorda kalan bütün coğrafyalarda da istemediğim gibi burada da istemediğim için dile getiriyorum." ...
- ... "Çünkü kardeşçe 1268 yıl yaşayan milletin mayası son 100 yılda Allah'ın izni ile bozulmaz, bozulamaz. Sadece yıpranır." ...
- ... "Bir düşünelim... "Bütün inananlar kardeştir" ayet-i kerimesi ile 1370 yıldır kardeşçe yaşayan Arabı, Kürdü, Türkü ayırırsak ne olur? Hatta bunu da aşıp Şii Arap, Sunni Arap, Şii Kürt, Sunni Kürt... diyerek bir de böyle ayrıma gitsek nasıl olur? Son 100 yılda olduğundan daha az mı cana kıyılır? Daha fazla mı refah seviyesi artar? Irak'ın çocuklarına daha güzel bir gelecek mi kalır? Daha fazla birlikteliğimizi pekiştirecek İslam alimi mi yetişir?"...

   Olması muhtemel referanduma bakılığında bölgede ve dünyada destek verenin sadece İsrail olduğu görülmektedir. Peki Barzani, Filistin'li çocuklara baktığın da İsrail'in politikasının ne olduğunu görmüyor mu? Ya da Barzani, İsrail'in masum Filistin halkına yaptığı zulümleri görmüyor mu? Ya ibadet edenlere? Ya da uluslararası hukuk tanımaz bir devlet olduğunun bilmiyor mu? Ayrıca, son asırda bölge halkının haksızlığa uğradığını söyleyen Barzani yine son asırda yakın coğrafyadaki din kardeşlerine zulmeden İsrail tarafından desteklenmesine nasıl bir mana biçiyor? Sadece bunları göz önüne alsa Barzani, uyguladığı bu politikada destek verenin kim olduğuna baksa referandumu iptal etmesi için gayet yeterli nedeninin olduğunu görecektir.

   Olması muhtemel referandum olursa, ayrılma kararı çıktığı takdirde destek veren İsrail'in, akabinde illegal referandumu muhtemel ki tanıyacağı düşünülürse; yukarıdaki siyah puntolu soruları ve cümleleri, İsrail'in uygulamış olduğu politikaları göz önünde bulundurarak, tekrar dile getirelim ve düşünelim:
- Bölgenin (bütünlüğü) mayası daha mı iyiye gider?
-Çocuklara daha güzel bir gelecek mi kalır?
-Son yüz yılda olduğundan daha mı az cana kıyılır?
-Daha fazla mı İslam alimi yetişir?...
Bu unsurları da göz önünde bulunduran bölge halkının, eğer referandum olursa, referandumu boykot edeceği düşüncesindeyim.

   Irak; doğusuyla, batısıyla, kuzeyiyle, güneyiyle velhasıl büyük bir çoğunluğu ile müslümandır ve bu bölünme ihtimali ortaya çıktığı anda destek verenin İsrail olduğu düşünülürse nasıl bir yanlışın içinde olduğunu Barzani anlamalıdır. Çünkü bölgede bu yanlışın farkında olan bir çoğunluk var ve zamanla giderek artacaktır. Bundan dolayı Barzani aldığı bu karar neticesinde bölge halkını riske atmaktadır. Barzani, eğer bölgede belirli yerler üzerinde yönetici ve söz sahibi ise o yerlerdeki halkların geleceklerini riske atmak için orada bulunmamalı; o halkların gelecekleri adına doğru politikalar üretmek için bulunmalıdır. Bunun yolu ise referandumdan katiyetle geçmiyor. Uzun yıllar siyasetle uğraşan Barzani bölge için çözümsüzlük üretmemelidir. Yanlıştan vazgeçmek erdemdir; halen vakit varken. Bu konu sadece Barzani'yi ilgilendirmiyor; Irak halkının, bölge halkının asırlar sonrasını dahi fazlasıyla ilgilendiriyor.

   Ülkemiz bu süreçte, Dış İşleri Bakanlığı aracılığıyla garantörlük teklifi dahil bu hususun çözüme kavuşturulması için en üst düzey girişimlerde bulunmuştur. Halen vakit varken Barzani, halkına değer veriyorsa, bu teklifleri değerlendirmeli ve referandumdan vazgeçmelidir.


  Referandumdan vazgeçilmediği takdirde, süreç içerisinde alınan kararlardan da anlaşıldığı kadarıyla, gerekli her türlü yaptırımın gerek Irak'ın toprak bütünlüğü için, gerek Irak'ın içindeki milli ve manevi bağlarımız için, gerekse ülkemizin menfaatleri için süreç içerisinde gerekli görüldüğünde ve uygun görülen zamanda; çeşitli yaptırımların ve uygulamaların ne boyutlara ulaşabileceğini meclisten geçen tezkere ile de millet olarak anlamış olduk.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme